Fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ağustos 2009 Cumartesi

Karar Anı.


Bu cumartesi kritik bir gün.
Diego Lugano artık kararını verecek.
İki aylık kulüp aramalarının ardından Fenerbahçe ve Lazio arasında tercih yapacak. Fenerbahçe ücret olarak daha iyi bir teklif sunsa da; Lazio'un da Seria A takımı (Avrupa kulübü) avantajı var.
3 gün önce Fenerbahçe'nin teklifini olumlu karşılamış fakat sonradan devreye giren Lazio kafasını karıştırmıştır. Yarın akşama kadar Lugano'nun kararı medyada yer almaya başlar. O zaman 2 numaralı forma devam mı edicek, yoksa açık mavi bir formaya mı geçecek göreceğiz.

7 Ağustos 2009 Cuma

Avrupa Ligi - 2





İki temsilcimiz de Avrupa Ligi ön eleme turunda rövanş maçlarını oynadı.




Galatasaray deplasmandaki 4-1 lik maçtan sonra Ali Sami Yen'de rakibini ağırladı. Galatasaray ilk maçtaki skordan dolayı amacını yitiren maça mor formayla çıkarak merak ve heyecan getirdi. Öncelikle şunu söyleyim sebebi stad ışıkları da olabilir ancak tanıtımdaki forma ile sahadaki forma arasında bariz bir ton farkı var. Eleştiriler sonucunda formanın tonunda iyileştirmeler yapılarak daha giyilebilir hale getirmiş olabilirler.


Maça dönersek Galatasaray yedek-as karışımı kadrosuyla rolanti felan dinlemeden rakibine 6 gol birden attı ve Avrupa kupalarındaki en farklı galibiyetine imza attı. Gönderilecek denilen Shabani Nonda son 3 gole imza koyarak gerçek anlamda hattrick yaptı. Ancak gollerin biri kafayla diğer ikisi sağ ayağıyla geldiği için bir kaç yazı önce bahsettiğim "kusursuz hattrick" yapma fırsatını kaçırdı.




Bu maç bize defanstaki iki Emre'nin istatistik bazında Servet-Gökhan ikilisinden daha iyi olduğunu, Sabri olmadan da sağ kanadın işleyebileceğini, takımda duran top kullanan başka oyuncuların da var olduğunu göstermiştir.




Fenerbahçe ise 5-1 in rövanşında Macaristan deplasmanına çıktı. Rakibin geçen seneden kalan cezası sebebiyle maç seyircisizdi. Maç esnasında heyecanlı dakiklar olsa da Türkiye ligindeki seyircisiz maçların kaderi gibi bu maçta heyecansız bir şekilde izlendi. En zayıf bölge olan defansın göbeğinde paldır küldür bir tarzla oynayan Bilica kırmızı kart görünce ikinci yarı Fenerbahçe defansı evlere şenlik durumuna geldi. Honved ekibi maçtan önce olmasına imkan vermediği pozisyonları bulunca forvet oyuncuları da ne yapacağını şaşırıp topu dağlara taşlara göndermeye başlamıştı. Bu kadar çabayı Ali Bilgin - Volkan ortak yapımı bir golle süsleyince Fenerbahçe en azından ülke katsayısı için 1 puanla dönmüş oldu.



Bu maç Fenerbahçe'nin alarm veren defans göbeğine en acilinden güçlü bir takviye yapması gerektiğini göstermiştir. Oluşturulan defans kurgusu Türkiye Liginde idare edebilecek konumdayken, Avrupa Liginde her zaman adrenalini üst seviyede tutacaktır.

3 Ağustos 2009 Pazartesi

Kupasız sezonun piyangosu; Süper Kupa.






Maç oynanmadan polemikler başladı. "İki kupayı da almış bir takım varken Süper Kupa aynamak neden?" diye. Tabi bu görüşü savunanlar açıklamalarında mantık olarak bu şekilde olmalı demelerine rağmen diğer ülkelerde bizim Süper Kupa formatlı kupaların oynanmadan bir takıma hediye edildiği görülmemiş. Yani ortalıkta "2 kupa alana federasyondan 3.sü hediye" şeklinde promosyon yapan bir ülke federasyonu yok. Yine aynı düz mantıkla baktığımızda çifte kupa şampiyonunun yeni sezonda hem şampiyonlar ligi hem de avrupa liginde oynaması lazım.


Bu kupa ile ilgili tek tartışma çifte kupa şampiyonunun karşısına kimin çıkacağı olmalı. İki adayı savunanlar da (lig ikincisi ve kupa finalisti) kendi çaplarında haklılar.
Federasyon rakip olarak kupa finalistini seçti. Kupaları önem sırasına koyduğumuzda da mantıklı olması gereken bu. Yani Süperlig kupası 1.kupa, Türkiye kupası 2.kupa sayıldığında her iki kupayı da kazanan takım 1.kupayı temsilen, Türkiye kupası finalisti de 2.kupayı temsilen sahaya çıkıyorlar.




Maç başladı oynandı bitti. Fenerbahçe, Beşiktaş'ı 2-0 yenerek kupaya uzandı.
Buna rağmen iki takım da lige hazır olmadığını gösterdi. 80.000 kişilik stadın yarısının bile dolmadığını gören federasyon umarım önümüzdeki yıllarda stat seçimlerini daha mantıklı yapar. Yine maçı televizyondan izleyen bir federasyon yöneticisi varsa da umarım maçların yayın haklarını verirken uygulanacak kuralları daha baskın bir şekilde kanallara kabul ettirirler.

2 Ağustos 2009 Pazar

Kupanın Süperi




Önceki yıllarda sezonun bitiminde lig ve kupa şampiyonu Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda karşılaşırdı. Maçı kazanan Cumhurbaşkanının elinden kupayı alırdı. Sezon bitse de iki kupa sahibi takım son bir kez karşılaşır öyle tatile çıkardı.



Artık kupanın adı da yeri de değişti. Almanya'da başlayan kupa en son Azerbeycan'da sahibini bulmuştu. Şimdi de iki İstanbul ekibi İstanbul sınırları içinde ama İstanbul'a en uzak statta oynayacaklar. Büyükşehir Belediyespor'un sezon içinde bir kaç defa çimlerin üstünde top koşturması dışında bomboş durumdaki Olimpiyat stadı yine büyük bir maça ev sahipliği yapacak.



Sezon başı olduğu için iki takım için de bir şeyler söylemek için henüz erken. Fakat illaki yorumda bulunmak gerekecekse;

beşiktaş iki kupa kazanan kadrodan defansta Gökhan Zan'ı kaybetse de onun yerine İtalya'dan Ferrari'yi transfer ederek defansı sağlama aldı. İsmail Köybaşı ise artık 35 yaşına gelen İbrahim Üzülmez ile forma savaşına girecek. İsmail hazırlık maçlarında kendini gösterse de İbrahim yıllardır bırakmadığı formasını kolay kolay kaptırmayacaktır. Bu sezon iki oyuncu rotasyonlu kullanılsa da en geç gelecek sezon sol bekin demirbaşı olacaktır. Almanya'dan gelen Michael Fink ise orta sahada Ernst ile ikili olacaktır. Nihat ise askerlik sonrası takımla çalışmalara başlasa da bugünkü maçta ilk 11de oynaması zor gözüküyor. kulübede bekleyip ikinci yarı ihtiyaç olduğunda oyuna girecektir.



Fenerbahçe kötü geçen sezondan sonra takıma takviyeler yaptı. İhtiyaç olan sol açık mevkiine Andre dos Santos transferi yapsa da bu oyuncu sakatlanan R.Carlos'un yerine sol bekte oynayacak. Uğur Boral yine sol açıkta formasını giyecektir. Cristian ise orta sahada Emre ile ikili olacak. Fenerbahçe'nin alarm veren bölgesi ise defansın ortası. Son 3 sezon oynayan Edu-Lugano ikilisinin yerine Bilica-Önder ikilisi görev yapacak. Birbirlerine alışma sürelerini henüz atlamamış gözüken ikili takımın en zayıf halkasını oluşturuyor.



Maç saat 21:00de Fox ekranlarında olacak. Bu sezon İtalya Serie A yayın hakkını da alan Fox daha önceki Premier League yayınlarından edindiğimiz tecrübe yüzünden biraz tedirgin bir şekilde bekleyeceğiz. Gereksiz yere heyecan yapıp bağıra bağıra maç anlatan spikerin yanında büyük ihtimalle milli yorumcu Ömer Üründül mifrofonu alacaktır. Ayrıca yayın süresince sağdan soldan ekranın ortasından reklamlar girecektir. Hatta bazı reklamlar pozisyonu komple kapatma becerisine sahip olacaktır.

31 Temmuz 2009 Cuma

Avrupa Ligi



Avrupa ligi eleme maçlarına çıkan iki ekibimiz de zayıf rakipleri karşısında beklentileri karşılayarak avantajlı skorlar elde etti.
İlk önce Galatasaray İsrail deplasmanında çıktı sahaya. Gol yemesine rağmen rakibine "aramızda kalite farkı var ona göre" diyerek ciddi oynamaya başladı. Atılan 4 golle de turu cebe indirdi.
Fenerbahçe de Macar rakibi karşısında istekli ve önceki yıllara göre oldukça hızlı oynayarak 5 gol buldu. son dakikalarda da rehavetten bir gol yiyerek maçı bitirdi.
Maçlarla ilgili diğer notlar;
  • Bu sonuçlarla ikinci maçlarda iki ekip de yedek ve genç ağırlıklı kadrolarla sahaya çıkabilecek.

  • Nonda ya oynamayı öğrenmiş ya da 2 senedir taraftarı kandırıyordu bunu çözemedim henüz.

  • Roberto Carlos geldiğinden beri ikinci frikik golünü de attı ancak golden sonra sakatlanarak sahayı terk etti.

  • Geçen sezon saç baş yolduran Daniel Güiza hat-trick yaparak golcülüğünü gösterdi.

  • Mehmet Topuz saçlarını kestirerek halk arasında "tavuk g.tü" dediğimiz yeni saç modeli ile sahaya çıktı. Sanırım Sabri ile aynı berbere tıraş oluyor.

  • Sabri de topu kaleye göndermeyi öğrenmiş gibi. Hatta çok iyi öğrenmiş 90a da takabiliyor artık.